Tıp benim için, hastalık ortaya çıktığında başlanan bir mücadele değildir. Gerçek hekimlik; beden henüz yüksek sesle konuşmadan önce, onun fısıltılarını duyabilmektir.
“Bir insan karşıma yalnızca şikâyetleriyle gelmez. Yaşam ritmiyle, nefesiyle, yorgunluklarıyla ve suskunluklarıyla gelir. Ben hekimlik yaklaşımımı; koruyucu hekimlik, proaktif tıp ve insan merkezli empati zemininde kurarım.”
Hastalığı tedavi etmekten çok önce başlar. Henüz tanı almamış ama dengesi kaymaya başlamış bedeni görmeyi gerektirir.
“Bunlar küçük şikâyetler değil, bedenin yardım çağrısıdır.”
Sadece sonuçlara değil; nedenlere, tetikleyicilere ve yaşam biçimine odaklanırım. Temel soru şudur: “Bu neden oluştu ve tekrar etmemesi için ne yapabiliriz?”
Hekimlik sadece bilgiyle yapılmaz. İnsanı gerçekten duyabilmek; anlatamadıklarını, yarım kalan cümlelerini ve göz temasındaki yorgunluğu fark edebilmektir. Beden ve zihin birlikte konuşur; empati bu dili anlamanın anahtarıdır.
Şifacılık benim için mistik bir kavram değildir. Bedene kendi iyileşme kapasitesi için alan açmaktır. Doğru nefes, doğru besin, doğru ritim ve doğru destek sağlandığında beden ne yapacağını bilir.
Pınar, bilimi yalnızca öğrenen değil; onu yaşamın içine taşıyan bir hekimdir. Göğüs hastalıkları uzmanı olarak nefesin fizyolojisini bilir; nefes terapisti olarak ise nefesin insanla kurduğu en derin teması hisseder.
Bilimsel kanıtı önemser, sezgiyi küçümsemez. Akıl ile ruh arasında taraf tutmaz; ikisini de aynı masaya davet eder.
Longevity onun için sadece uzun yaşamak değil; iyi, berrak ve anlamlı yaşamak demektir. Hücresel yaşlanmadan bedensel hafızaya uzanan çok katmanlı bir merakı vardır.
“Pınar; nefesiyle iyileştiren, bilgisiyle güven veren, varlığıyla denge kuran bir hekimdir.”
Tıp genellikle hastalık ortaya çıktığında devreye girer. Ancak koruyucu hekimlik, beden henüz "yüksek sesle konuşmadan", yani hastalık tam olarak yerleşmeden önce onun fısıltılarını (yorgunluk, uyku bozukluğu, sindirim sorunları gibi) duyabilmektir. Amacımız, bu sinyalleri susturmak değil, hastalığa dönüşmeden anlamak ve dengeyi sağlamaktır
Standart yaklaşım genellikle sonuçlarla ilgilenir. Proaktif hekimlikte ise temel soru şudur: "Bu durum neden oluştu ve tekrar etmemesi için ne yapabiliriz?". Sadece reçete yazmak yerine; biyokimyasal parametreleri, yaşam ritmini, beslenmeyi ve stresi analiz ederek kişiye özel, kök nedene inen bir yol haritası çizerim.
Bu, nefesi hem "fizyolojik" hem de "insani" boyutuyla ele almamı sağlıyor. Bir hekim olarak nefesin anatomisini ve fizyolojisini biliyorum; bir terapist olarak ise nefesin insanla kurduğu derin teması ve bedensel hafızayı görüyorum. Bu sayede bilimsel kanıt ile sezgisel iyileşmeyi aynı masada buluşturabiliyorum.
Kesinlikle. "Küçük şikayetler" dediğimiz kronik yorgunluk, açıklanamayan kilo değişimi veya nefes darlığı aslında bedenin yardım çağrısıdır. Hekimlik anlayışım, geç kalmadan fark etmek ve bedene gereksiz yük bindirmeden onu desteklemek üzerine kuruludur.
Benim için şifacılık mistik bir kavram değil; bedenin kendi iyileşme kapasitesine alan açmaktır. Doğru nefes, doğru besin ve doğru ritim sağlandığında beden ne yapacağını zaten bilir. Benim görevim, bu koşulları sağlamak ve kişinin kendi bedenine yeniden güvenmesini desteklemektir.
Bilimsel temelli koruyucu hekimlik ve fonksiyonel tıp yaklaşımıyla, hastalıklardan arınmış, zinde ve kaliteli bir yaş alma süreci için yanınızdayız.
Tüm Hakları Saklıdır © 2025 | Tasarım: hiwbs.com